Ölmeden önce görülecek yerler listemde Kapadokya ilk beşte diyebilirim, efsanevi kaya oluşumları,sarnıçlar, mistik havası, büyülü coğrafyası , atları ile görülmeye değer yerlerden bir tanesi .

Maalesef yıllar önce Asmalı Konak sayesinde sıkı bir popülarite kazanan Nevşehir inanılmaz pahalı otelleri ile insanı yurt dışına çıkmış kadar sarsıyor,ekonomik olarak tabii. Özellikle bahar dönemi,bölgenin iklimi ve koşulları göze alındığında en uygun zaman olduğu için ekstra pahalı bir seyahat deneyimi olabilir sizin için. Fakat bence Nevşehir kış aylarında da bir ayrı güzel…

Mesela ilk seyahat süreniz boyunca düşen sıcaklık seviyesi sizi şaşırtacaktır . Göreme de “Göreme Açık Hava Müzesi” ni ziyaret edebilirsiniz. Müze, içi renkli fresklerle dolu geniş mağaralar ve kaya kiliseleri koleksiyonundan oluşuyor. Açık hava müzesinde dolaşmak için en azından bir saat ayırmanızı tavsiye ederim.

Müzeyi keşfettikten sonra, karşı tarafta bulunan patikaya doğru yönelip ve iki saatlik bu gizemli coğrafya yürüyüşü ile  , kaya oluşumlarının rengiyle bilinen Kızıl Vadiyi bir görün derim.Kızıl vadinin yukarısında bulunan gözlem noktasında kuş bakışı panoromik fotoğraflar çekip harika anılar saklayabilirsiniz. Göreme şehir merkezinde mistik bir tur atın,hayran kalacağınıza eminim.Sıcacık bol tarçınlı Göremeye özgü taptaze saleplerinden içip doğayı ve yapıları seyre dalarken içinizi ısıtın.

Mutlaka ama mutlaka Kapadokya’da kalmalısınız, Size sunduğu gizem ve büyüyü bu tatilden iliklerinize kadar benimsemeniz çok önemli, Kapadokya’da bulunan mağara otellerde çok uzun bir zaman yolculuğuna çıkmış etkisi yaşayacaksınız. Eğer birazcıkta şanslı iseniz o akşam kar yağar ve siz taş mağaranın balkonunda sıcak şarap eşliğinde, bu kaya oluşumlarını farklı bir bakış açısı ile yaşarsınız. Kışın gitmenin tek dezavantajı , hava şartlarının genellikle yağışlı ve rüzgarlı olmasından dolayı,bölgenin artık simgesi haline gelen,sıcak hava balonları kalkış yapmıyor, fakat eğer şansınız yaver giderse dört mevsimi bile aynı anda yaşayıp, kış günü balona bile binebilirsiniz , dediğim gibi bu bölgedeki gizeme inanamayacaksınız…

Göremeden sonra seyahatinizi ikinci gününde Kapadokya’nın eşsiz vadilerini ve yer altı şehirlerini ziyaret etmek için kendinizi ayarlayın benim tavsiyem balona binemeseniz bile sabah şafak ile kalkıp yola çıkın, gün doğumunu Kapadokya’nın görkemli vadilerinden birinde yaşayın.

Bir diğer tavsiyem ise eğer şahsi aracınız ile seyahat etmiyorsanız, bir araba kiralayın.Bölgede gezilecek alanlar fazla dağınık olduğu için,toplu taşıma araçları ile hepsine ulaşamayabilir veya size fazla vakit kaybettirebilir bu durum.

Kapadokya’nın en büyük yer altı şehri olan Kaymaklı Yeraltı Şehri’ni mutlaka gezin Kapadokya’nın genel manzarasını volkanik patlamalar ve erozyonlar oluşturdu fakat bu bölgenin altında uzun süreler nefes almış,bir zamanlar kanlı canlı yaşayan şehirler var. MS 4. yy dan itibaren insanlar bu yumuşak kayaları oyarak sargı tüneller inşa ederek yaşamlarını bu şehirlerde sürdürdü. Bu şehirleri gezmek,şehir sakinlerinin yaşam koşullarını görmek sizin için çok büyüleyici olabilir.

Yeraltı şehir turlarından sonra, adını kayalara oyulmuş güvercin evlerinden alan,Güvercin vadisini ziyaret edin. yıllar önce bu bölgede çiftçilik ile hayatlarını devam ettiren insanlar güvercin dışkılarını toplayıp gübre olarak kullanıyorlarmış. Bundan dolayı bu bölge tamamen güvercinlerin doğal yaşam alanı gibi bir şeymiş. eğer isterseniz güvercin vadisinde güzel bir yürüyüşte yapabilirsiniz.

Kapadokya’da görmeniz gereken bir başka doğa güzelliği ise Aşk vadisidir. Buraya ulaşmak biraz engebeli olsa da,sabrederseniz mucizevi bir güzellik ile karşılaştığınızı göreceksiniz.Aşk vadisinin en önemli özelliği peri bacaları. Bu vadiden muhteşem güzellikteki peri bacalarının görüntüsüne inanamayacaksınız. Ayrıca meşhur üzüm bağlarının arasında hoş bir yürüyüşte yapabilirsiniz. Hazır buraya kadar gelmişken mutlaka Avanos’u es geçmeyin. Avanos’da yerel şarapları deneyimleyebilir veya hayvan şeklindeki kaya oluşumlarını görebilirsiniz. En son tavsiye edebileceğim yer Meşhur saç müzesi, Guiness Rekorlar kitabında bile dünyanın en ilginç müzesi unvanını taşıyan müzede dünyanın her yerinden ziyarete gelen kadınlar mutlaka bir tutam saçını bırakıyor, toplamda 16 bin saç teli bulunmakta şuan.

İster yazın gidin ister kışın bu şehir sizi her türlü büyüleyecek, her şekilde bayılacaksınız emin olabilirsiniz, Şehrin griliğinden uzakta, kırmızı,turuncu gibi sıcak renklerin arasında sizde karışıp harmanlanacaksınız. Şimdiden büyülü seyahatler …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir